X

Yazar: 13 Mayıs 2016

Profesyonel Web Tasarım

Aslen, Anayasa ile teminat altına alınan cezaların şahsiliği ilkesi gereğince; dosyaya sunduğumuz Savcılık tarafından alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere,  Müvekkilin taşınmazı satın almasından çok daha önce yapılan dava konusu yapı nedeniyle İzmir Web Tasarım Müvekkil’in bir sorumluluğu olamayacağından, dava konusu idari işlemin tümüyle iptal edilmesi gerekirdi.

 

2- Kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı idare, yerel mahkeme kararını İzmir Web Tasarım  3194 sayılı İmar Kanunu’nun 5940 sayılı Yasa ile değişik 42. Maddesinin 1. Fıkrasında; ‘bu madde belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu madde de belirtilen idari Profesyonel Web Tasarım müeyyideler uygulanır hükmü  uyarınca öngörülen para cezasının da tespit tarihinden itibaren 10 iş günü içinde kesileceği ‘’ iddiası ile temyiz etmiştir.  Yani davalı yan, idarenin söz konusu idari para cezasını tespit İzmir Web Tasarım tarihinden itibaren 10 iş günü içerisinde kestiğini belirtmektedir.  Ancak kabul anlamına gelmemek kaydıyla, somut olayda, söz konusu aykırılık 17.09.2014 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edilmesine rağmen, üzerinden 10 iş günü geçmesinden sonra, cezai müeyyide uygulanmasına 02.10.2014 tarihinde encümence karar verilmiştir. Yani davalı idarenin iddiasının aksine kesilen para cezası ‘’ 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca, aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içerisinde ilgili idare encümenince idari müeyyidenin uygulanacağı ‘emredici hükmüne de aykırıdır.

 

 

3- Ayrıca davalı idare tarafından müvekkile tebliğ edilen İzmir Web Tasarım 29.12.2014 tarihli 165 sayılı tebligatta Müvekkil hakkında para cezası düzenlendiği ve “… yazımızın tebliğinden itibaren Yargıya itiraz edilebileceği …” belirtilmiş ise de, itiraz edilmek istenmesi halinde hangi Kanun yoluna başvurulacağı belirtilmemiştir. Bu durumda, KABAHATLER KANUNU’NUN 26.MADDESİ UYARINCA, idari para cezasının tebliğ edildiği yazıda, itiraz edilecek Kanun yolunun gösterilmemiş olması söz konusu idari işlemin Profesyonel Web Tasarım iptal edilmesi için yeterli ve geçerli neden olup; bu yönüyle de idari para cezasının iptaline yönelik yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur.

 

 

Tüm bu nedenlerle, davalı idare tarafından Müvekkil hakkında 2.896,148-TL. tutarında idari para cezası uygulamasına ilişkin 02.10.2014 tarihli ve 371 karar sıra nolu idari işleminin ve 29.12.2014 tarihli 165 sayılı idari para cezasının Profesyonel Web Tasarım iptaline ilişkin yerel mahkeme kararının hukuka uygun olduğu sabit olup, davalı idarenin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmektedir. 

 

 

Sonuç ve İstem       : Yukarıda izah edilen İzmir Web Tasarım nedenlerle, Davalı idarenin 20.01.2016 tarihli temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz itirazlarının reddine karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. 02.03.2016